Giyim Sanatkarları San.Sit. 4.Ada C Blok İkitelli Kat:1 Not: 111 Başakşehir İstanbul info@baret.org 212 671 1737

İş Sağlığı ve Güvenliği Milli Eğitim Müfredatına Giriyor

“Nihai hedefimiz iş sağlığı ve güvenliği kavram ve kurallarını okul öncesinden başlayarak her kademedeki eğitim-öğretim faaliyetlerinde yer verebilmek.”

Bakan Ziya SELÇUK

Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, bakanlığın Reşat Moralı Salonu´nda “İş Sağlığı ve Güvenliğinin Eğitime Entegrasyonu Protokolü” imzalarken; “Aslında bu entegrasyon işin tabiatında var. Biz bunu eğitimin içine entegre ederken aslında müfredatın içine, okul içi süreçlere ve bütün eğitim-öğretim boyutlarına entegre etmek amacındayız. Bu sadece bilgi seviyesinde değil. Çünkü bilgi davranışı değiştirmiyor maalesef. Davranışı büyük ölçüde duygu değiştiriyor. O sebeple de bu meselenin duygusal çerçevesini de dikkate aldığımızı belirtmek isterim. Nihai hedefimiz iş sağlığı ve güvenliği kavram ve kurallarını okul öncesinden başlayarak her kademedeki eğitim-öğretim faaliyetlerinde yer verebilmek.” ifadelerini kullandı.

Bütün çocuklarımızın ´önce sağlığım ve güvenliğim´ demesi amaçlarımız arasında

Milli Eğitim Bakanı Ziya SELÇUK, “Netice itibarıyla bütün çocuklarımızın ´önce sağlığım ve güvenliğim´ demesi bizim amaçlarımız arasında. Biz öğretmenler aslında iş sağlığı ve güvenliği açısından belki de en önemli mesleklerden birini icra ediyoruz. Çünkü evlatlarımızın ve öğretmenlerimizin öğrenme ortamlarındaki sağlığı ve güvenliği hassasiyetle üzerinde durmamız gereken bir konu.” değerlendirmesinde bulundu.

 “Toplumun her kesiminin vicdanını kanatan, vicdanında derin yaralar açan, akıl ve gönül süzgecimizle izah etmekte zorlandığımız hadiseler yaşadık. Yaşamının baharında menfur bir saldırıyla yitirdiğimiz Ceren hocamız, Afyonkarahisar´da yaralanan Cengizhan öğretmenimiz gibi…. Bu örnekler inşallah giderek azalacak ve biz bu konudaki tedbirlerimizi işbirliğiyle, elbirliğiyle çok daha güçlü bir şekilde artıracağız. Burada duymayı ve yaşamayı asla istemediğimiz bu hadiselere yönelik olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız ve İçişleri Bakanlığımızla geçtiğimiz aylarda imzaladığımız protokoller çerçevesinde okullarımızdaki güvenlik personeli istihdamı ve tedbirlerin artırılması konusunda ciddi mesafeler kat ettik.” diye sözlerine devam eden Bakan Ziya SELÇUK; Bakanlığın iş sağlığı ve güvenliği alanında kamu yönetimi anlayışıyla öncü ve rol model uygulamaları hayata geçirmeye gayret ettiğini belirtti.

Eğitim-öğretim ortamlarının sağlık ve güvenlik şartlarını ulusal ve uluslararası standartlara uygun hale getirmek konusundaki çabaların devam edeceğini belirten Milli Eğitim Bakanı, Okulların sağlık ve güvenlik şartlarını geliştirmek amacıyla iş güvenliği uzmanları ve periyodik kontrol uzmanlarının görevlendirildiğini, okullarda düzenli olarak tüm tehlikeli tesis ve tesisatların, iş ekipmanlarının periyodik kontrol uzmanlarınca denetlendiğinden bahsetti.

Okul ve kurumlarımızda sağlığa zarar verebilecek ortam faktörlerini tespit etmek amacıyla Bakanlığımız bünyesinde Mesleki ve Teknik Eğitim atölye ve laboratuvarlarında toz, nem, gürültü, titreşim, elektromanyetik alan ve termal konfor gibi fiziksel risk faktörlerinin ölçümlerini yapan laboratuvar hizmetleri de sunulmaktadır. Okul ve kurumlarımızda risk tabanlı, veriye dayalı kaynak yönetimi sistemi uygulanmakta. Bununla ilgili okullarımızda tespit edilen riskler, acil durumların giderilmesi amacıyla Bakanlığımızın bilişim sistemi MEBSİS üzerinden risk tabanlı ödenek talep modülü okullarımızın kullanımına da açılmış durumdadır. Bunun ötesinde iş ve meslek hayatının gelecek aktörlerini çağın gereklerine uygun olarak iş sağlığı ve güvenliği kültürüyle de donatmış olacağız.”  ifadelerini kullanan Ziya SELÇUK’un sözlerinin ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, İş kazaları ve meslek hastalıklarının dünyada her yıl milyonlarca çalışanın hayatını kaybetmesine veya yaralanmasına neden olduğuna dikkati çekti.

Milyonlarla ifade edilen bu rakamlar, iş sağlığı ve güvenliği konusunun küresel bir mesele olduğunu ortaya koyuyor. Hedefimiz, bu küresel sorunu Türkiye´de asgari düzeye indirmek, hatta tek bir çalışanımızın dahi mesleği sebebiyle hayatını kaybetmediği bir çalışma hayatına kavuşmak. Çünkü biz biliyoruz ki çalışanlar için güvenlik, lüks değil, bir haktır. İşverenler için güvenli bir çalışma ortamı sağlamak lütuf değil bir zorunluluktur.” diye sözlerine devam eden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatımızın, gelişmiş ülkeler seviyesinde uyumlaştırıldığından bahsetti.

“Protokol koordinasyonun geliştirilmesine de katkı sunacak”

Çalışma hayatında standartları yükseltmek için tüm taraflara sosyal diyalog kapılarını daima açık tuttuklarını vurgulayan Bakan Zehra Zümrüt Selçuk, bu kapsamda Milli Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı ile yürüttükleri çalışmalara ayrıca önem verdiklerini dile getirdi. İş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaştırılmasında okulların çok büyük bir önem arz ettiğini belirterek sözlerine devam eden Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk: “Protokol, çocuklarımıza bu şuuru aşılamanın yanında, eğitim alanında hizmet veren işçi ve işverenlerin sahip olduğu farkındalıkla bu gayretimiz perçinlenecektir. Bu bağlamda, 2006´dan bu yana, müfredat düzenlemesinden öğretmenlerimizin bilgilendirilmesine kadar düzenlediğimiz birçok program ve protokolle iş sağlığı ve güvenliği kültürünün geliştirilmesine yönelik çalışmalar yaptık, yapıyoruz. Bunların yanında, geleceğin çalışanları ve işverenleri olacak çocuklarımıza, sağlıkla ve güvenle büyüyorum vizyonu ile güvenli okulgüvenli ev ve güvenli çevreye dair etkinlikler düzenliyoruz. Hem bugüne kadar yaptığımız tüm çalışmaların bir değerlendirmesi olarak hem de gelecek vizyonu çizebilmek için geçen yıl kasım ayında Millî Eğitim Bakanlığı ile bir çalıştay düzenledik. Bu protokolün her kademedeki yönetici, öğretmen ve usta öğreticilerde sağlık ve güvenlik kültürünün geliştirilmesini sağlayarak kurumlarımız arası koordinasyonun geliştirilmesine de katkı sunacağına inanıyoruz.” dedi.

Konuşmaların ardından “İş Sağlığı ve Güvenliği Protokolü” Millî Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk tarafından imzalandı.

İşte Ortaöğretim Müfredatında ki İş Sağlığı ve Güvenliği

Mesleki Gelişim Dersi Öğretim Programı, 9. Sınıf programından bir kesit; 

Kazanım 2: Çalışma ortamında ortaya çıkabilecek kaza, yaralanma ve yangına karşı gerekli güvenlik tedbirlerini alır.

Modül Adı: İş Sağlığı ve Güvenliği

Modülün Süresi: 40/8 ders saati

Modülün Amaçlanan Öğrenme Kazanımları

  • İş yerinde sağlık ve güvenliği tehdit eden unsurları belirleyerek gerekli sağlık ve güvenlik tedbirlerini alır.
  • Meslek hastalıklarının sebeplerini öğrenerek gerekli önlemleri alır.
  • İş yerinde ortaya çıkabilecek kaza, yaralanma ve yangınlara karşı gerekli tedbirleri alır.
  • İş kazasından sonra yapılması gereken iş ve işlemleri yürütür.

Maden Mühendisi İGU Maaşı 6850TL olarak belirlendi

TMMOB Maden Mühendisleri Odası, 2019 yılı serbest maden mühendisliği ve ilintili işlerde çalışanlar için asgari ücret tarifesi belirlendi.

2019 yılı serbest maden mühendisliği hizmetleri asgari ücret tarifesi belirlendi.. Buna bağlı olarak maden mühendisi olup A, B veya C Sınıfı İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI olarak görev yapacaklar için NET ÜCRET tarifesi sınıflara göre aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANLIĞI HİZMETLERİ

  • (C) Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı 4.720,00 TL/AY
  • (B) Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı 5.750,00 TL/AY
  • (A) Sınıfı İş Güvenliği Uzmanlığı 6.850,00 TL/AY

Ücretler net ücretlerdir. Bu çalışmalar sırasında yol, yemek, konaklama, diğer mesleki ve benzeri giderler işverene aittir. (İlgili Karar)

2019 bitmeden; TMMOB Yönetim Kurulu tarafından alınan karar uyarınca ücretli çalışan Mühendis, Mimar ve Şehir Plancıları Asgari Ücreti 2019 yılı için brüt 4500 TLolarak tespit edilmişti. 

“TMMOB KARAR NO 214”

Ücretli çalışan mühendis, mimar ve şehir plancıları için 2019 yılı ilk işe giriş bildirgesinde baz alınacak asgari brüt ücretin 4500 TL olarak belirlenmesine; Odalarınca belgeli çalışmanın koşul olduğu uzmanlık alanlarında, mesleki deneyimin arandığı alanlarda, şantiye şefliği, sorumlu müdürlük, iş güvenliği uzmanlığı, yapı denetim elemanı, daimi nezaretçi, uzak yol kaptanlığı vb. hizmetlerde asgari ücret uygulanmayacağını, bu durumda olan mühendis, mimar, şehir plancılarının ücretlerinin alınan sorumluluk gereği belirlenen asgari ücretinin üzerinde olmasına KARAR VERİLDİ.  

İş Güvenliğinde İşveren Teşviki Yönetmeliği

“Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan ve Ondan Fazla Çalışanı Bulunan İşyerlerinde İşsizlik Sigortası Primi İşveren Payı Teşvikinden Yararlanılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ”


Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı

31 Aralık 2018 PAZARTESİ günü yayınlanan 30642 (4. Mükerrer) sayılı Resmî Gazetede Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yayınlanan ÇOK TEHLİKELİ SINIFTA YER ALAN VE ONDAN FAZLA ÇALIŞANI BULUNAN İŞYERLERİNDE  İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMİ İŞVEREN PAYI TEŞVİKİNDEN YARARLANILMASINA İLİŞKİN USUL VE ESASLAR HAKKINDA 14 Maddelik TEBLİĞ yayınlanmıştır.

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun ek 4 üncü maddesi gereğince üç yıl süreyle ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmeyen, çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerine sağlanacak işsizlik sigortası primi işveren payı teşvikinin usul ve esaslarını belirlemektir.

(2) Bu Tebliğ, 20/6/2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alan ve ondan fazla çalışanı bulunan işyerlerini kapsar.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 4447 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde geçen;

a) Bakanlık: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını,

b) İSG-KATİP: İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri ile ilgili iş ve işlemlerin kayıt, takip ve izlenmesi amacıyla kullanılan iş sağlığı ve güvenliği kayıt, takip ve izleme programını,

c) İşveren sistemi: 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işverenlerin, bu sigortalılara ilişkin bildirimleri yapmalarına imkan sağlayan elektronik sistemi,

ç) Kurum: Sosyal Güvenlik Kurumunu,

d) Kurum sistemi: Kurumun, işverenin teşvikten yararlanıp yararlanamayacağını kontrol ettiği sistemi,

ifade eder.

(2) Bu Tebliğin uygulanması bakımından iş kazası ve sürekli iş göremezliğe ilişkin kavramlar 5510 sayılı Kanunda yer aldığı şekilde kabul edilir.

İKİNCİ BÖLÜM

Teşvikten Yararlanma Şartlarına İlişkin Hususlar

Teşvikten yararlanma şartları

MADDE 4 – (1) Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre ile teşvikten yararlanılacak üç yıllık süre boyunca işveren, aşağıdaki şartları sağlaması kaydıyla teşvikten yararlanabilir:

a) İşyerinin 6331 sayılı Kanunun 9 uncu maddesi kapsamında çok tehlikeli sınıfta yer alması gerekmektedir.

b) İşverenin Türkiye genelinde çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde her ay toplamda ondan fazla çalışanı bulunması gerekmektedir.

c) Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmemesi şarttır.

ç) İşyerinin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ya da 29/12/2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunması şarttır.

(2) Asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre ile teşvikten yararlanılacak üç yıllık süre boyunca alt işverenlere ait işyerlerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmemesi şarttır.

 (3) 4447 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesi, 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında prim desteğinden veya işsizlik sigortası primini kapsayan diğer sigorta prim teşviki, destek veya indirimlerden yararlanan işverenler aynı ayda aynı sigortalı için bu maddede belirtilen teşvikten yararlanamaz.

Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre

MADDE 5 – (1) Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken süre, teşvikten yararlanmaya başlanılacak takvim yılından bir önceki yılın son ayından/döneminden başlanılarak geriye doğru üç yıl olarak hesaplanır.

(2) 4447 sayılı Kanunun ek 4 üncü maddesinde takvim yılı esas alındığından anılan maddenin yürürlüğe girdiği tarihten 2016/Ocak ayına kadar geçen süreye ilişkin işveren hak talebinde bulunamaz.

(3)  Teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre, bir takvim yılı içerisinde Ocak ayı dışında diğer aylarda ilk defa tescil edilen işyerleri için tescil edildiği tarihi takip eden takvim yılının Ocak ayından itibaren hesaplanır.

Örnek 1: 7/6/2010 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan A işyeri, 2016/Ocak ila 2018/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2019/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

Örnek 2: 15/1/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan B işyeri, 2016/Ocak ila 2018/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2019/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

Örnek 3: 12/2/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan C işyeri, 2017/Ocak ila 2019/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2020/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

Örnek 4: 21/6/2013 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan D işyerinde 31/12/2015 tarihinde ölümlü bir iş kazası yaşanmıştır. D işyeri, 2016/Ocak ila 2018/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2019/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

Örnek 5: 15/1/2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan E işyerinde 25/1/2016 tarihinde ölümlü bir iş kazası yaşanmıştır. E işyeri, 2017/Ocak ila 2019/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2020/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

Örnek 6: 14/2/2019 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olan F işyeri, 2020/Ocak ila 2022/Aralık aylarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlaması kaydıyla bu teşvikten 2023/Ocak ayından itibaren yararlanabilecektir.

Teşvikten yararlanma süresi

MADDE 6 – (1) Teşvikten yararlanma süresi, işyerinin teşvikten yararlanmaya esas şartları sağladığı üç yıllık süreyi takip eden takvim yılından geçerli olmak üzere üç yıldır.

Örnek 1: Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları 2018/Ocak ila 2020/Aralık ayları arasında sağlayan A işyeri, 2021/Ocak ayı ila 2023/Aralık ayları arasında 4 üncü maddede belirtilen şartları sağlamaya devam etmesi halinde bu süre boyunca teşvikten yararlanabilecektir.

Çalışan sayısının hesaplanması

MADDE 7 – (1) Çalışan sayısının toplamda ondan fazla olup olmadığının tespitinde aşağıdaki şartlar aranır:

a) Çalışan sayısının hesabında, aynı işveren tarafından Türkiye genelinde çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında çalıştırılan toplam sigortalı sayısı esas alınır.

b) Asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulan işyerlerinde alt işverenin çalışanları asıl işverenin toplam çalışan sayısına veya asıl işverenin çalışanları alt işverenin toplam çalışan sayısına dahil edilmez.

c) 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda belirtilen aday çırak, çırak ve işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim ile yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, mesleki ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimi gören öğrenciler,  kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ile 4/11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu uyarınca üniversitelerde kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı, prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar, Türkiye İş Kurumunca düzenlenen eğitimlere katılan kursiyerler ile toplum yararına programlara katılanlar, ceza infaz kurumları ile tutukevleri bünyesinde oluşturulan tesis, atölye ve benzeri ünitelerde çalıştırılan hükümlü ve tutuklular çalışan sayısının hesabında dikkate alınmaz.

ç) İşyerinde çeşitli nedenlerle ay içinde çalışması bulunmayan ve ücret ödenmeyen sigortalılar toplam çalışan sayısına dahil edilir.

d) Her bir ayda Kuruma verilmiş asıl ve ek nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısından, iptal nitelikteki aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı düşülür.

e) Ay içinde işe giren veya işten çıkan sigortalılar, toplam sigortalı sayısına dahil edilir.

f) Kamu kurum ve kuruluşlarının çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde, sadece 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında bildirilen sigortalılar toplam çalışan sayısına dahil edilir.

Örnek 1: Her ay 8 gün süreyle 21 çalışan istihdam eden A işyeri, çalışan sayısının hesabı bakımından teşvikten yararlanmaya esas şartları sağlamaktadır.

Örnek 2: Her ay 30 gün süreyle 10 çalışan istihdam eden B işyeri, çalışan sayısı bakımından teşvikten yararlanmaya esas şartları sağlamamaktadır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Başvuru, Uygulama ve Son Verme Halleri

Teşvikten yararlanmak için Kurumca yapılacak işlemler ve başvuru

MADDE 8 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartlardan birinin sağlanmaması nedeniyle teşvik uygulamasına son verilmiş işverenler dışında teşvikten yararlanmak isteyen işverenler için başvuru şartı bulunmamaktadır. Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri/Sosyal Güvenlik Merkezlerine herhangi bir belge ibraz edilmesine gerek yoktur.

(2) İşyerinin, teşvikten yararlanılacak takvim yılından önceki üç yıl süreyle bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan tüm şartları sağlayıp sağlamadığı kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilecektir. İşyerinin söz konusu şartları sağladığının tespit edilmesi durumunda,  işveren takip eden takvim yılından itibaren üç yıl süreyle bu teşvikten yararlanabilecektir.

(3) Teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, teşvikten yararlanma şartlarından herhangi birinin kaybedilmesi durumunda, teşvikten tekrar yararlanılabilmesi için işverenin başvuruda bulunması gerekmektedir. Başvurular, teşvikten yararlanılacak takvim yılından önceki yılın son gününe (Aralık ayının son günü) kadar işveren sisteminden  “Çok Tehlikeli İşyerleri İçin İşsizlik Sigortası Primi Teşvik Yönetimi” ekranından yapılacaktır. Sistem tarafından gerekli kontrolün yapılmasının ardından başvuru onaylanacaktır.

Örnek 1: 2021/Ocak ila 2023/Aralık döneminde bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartları sağlayan M işyeri 2024/Ocak ayında teşvikten yararlanmaya başlamıştır. M işyerinin çalışan sayısı 2024/Mart ayında 10’dur. İşyerinin teşvik uygulamasına 2024/Mart ayından itibaren son verilecektir. M işyeri 2025/Ocak ila 2027/Aralık ayında 4 üncü maddede belirtilen şartları sağlaması ve işverenin 2027/Aralık ayı sonuna kadar işveren sisteminden  “Çok Tehlikeli İşyerleri İçin İşsizlik Sigortası Primi Teşvik Yönetimi” ekranından başvuru yapması halinde 2028/Ocak ayında teşvikten tekrar yararlanmaya başlayabilecektir.

(4) Teşvikten yararlanılacak üç yıllık sürede her bir ayda, işverenin Türkiye genelinde ondan fazla sigortalısı olup olmadığı hususu aylık prim ve hizmet belgelerinin Kuruma gönderilmesi sırasında kurum sistemi tarafından tespit edilemediği için, bu husus, aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal verilme süresi sona erdikten sonra, aynı işverene ait çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinden aynı aya ilişkin verilen tüm aylık prim ve hizmet belgelerinde kayıtlı sigortalı sayısı kontrol edilmek suretiyle sistem tarafından tespit edilecektir. Ancak, teşvikten yararlanmaya başlayan işverenlerin, teşvikten yararlanma şartlarını taşıyıp taşımadıklarını teşvikten faydalandığı süre boyunca kontrol etme sorumluluğu bulunmaktadır.

Teşvikin hesaplanması

MADDE 9 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinde aranılan şartların kurum sistemi tarafından otomatik olarak kontrol edilmesinin ardından, işsizlik sigortası primi işveren payı, teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlandığı üç yıllık süreyi takip eden takvim yılının başından itibaren üç yıl süreyle her ay/dönem için ilgili ayda Kuruma bildirilen sigortalılara ilişkin prim ödeme gün sayısı dikkate alınmak suretiyle prime esas kazançlar üzerinden %1 olarak hesaplanarak tahsil edilir.

Örnek 1: Teşvikten yararlanan A işyerinin 2019/Ocak ayında her biri 30 gün çalışan 20 sigortalıyı toplam 80.000,00 TL prime esas kazanç üzerinden bildirdiği varsayıldığında, 2019/Ocak ayında bu sigortalılara ilişkin 80.000,00×0,01=800,00 TL işsizlik sigortası primi işveren hissesi uygulanacaktır.

Teşvik uygulamasının sona erdiği haller

MADDE 10 – (1) Teşvikten yararlanılacak üç yıllık sürede aşağıda belirtilen durumlardan herhangi birinin oluşması halinde teşvik uygulamasına son verilir:

a) İşyerinin tehlike sınıfının çok tehlikeli sınıftan tehlikeli veya az tehlikeli sınıfa dönüşmesi halinde tehlike sınıfı değişiklik tarihini takip eden ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

b) Çalışan sayısının on ve altına düşmesi halinde, çalışan sayısının on ve altına düştüğü ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

c) Ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazası meydana gelmesi halinde, ilgili durumun Bakanlıkça veya Kurumca tespit edildiği tarihi takip eden ay/dönem başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

ç) İşyerinin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi ya da İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunmaması halinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin alınmadığı ay başından itibaren işyerinin teşvik uygulamasına son verilir.

Örnek 1: A işyerinin mevcut işkolunun tehlike sınıfı, İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ uyarınca 15/6/2019 tarihinde çok tehlikeliden tehlikeliye düşürülmüştür. A işyerince yararlanılan teşvik uygulamasına 2019/Temmuz ayı itibarıyla son verilecektir.

Örnek 2: 2019/Ocak ayından itibaren teşvikten yararlanan çok tehlikeli sınıfta yer alan B işyerinin, Kuruma yaptığı başvuruya istinaden 8/4/2019 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tehlike sınıfı tehlikeli olarak güncellenmiştir. İşyerinin teşvik uygulamasına 2019/Mayıs ayından itibaren son verilecektir.

Örnek 3: Türkiye genelinde sadece bir işyeri bulunan ve 2020/Ocak ayından itibaren bu teşvikten yararlanan C işyerinde; 2020/Mart ayında çalışan 11 sigortalıdan 5’i işten ayrılmıştır. 2020/Nisan ayında bu işyerinde toplam sigortalı sayısı 6 olacağından işyerinin teşvik uygulamasına 2020/Nisan ayından itibaren son verilecektir.

Örnek 4: 2019/Ocak ayından itibaren bu teşvikten yararlanan D işyerinde 1 Kasım 2020 tarihinde ölümlü bir iş kazası meydana gelmiş ve işveren tarafından kazaya ilişkin gerekli bildirimler yapılmıştır. Yaşanan ölümün bir iş kazası sonucu olduğunun Kurumca tespit edilmesini takip eden ay itibarıyla işyerinin teşvik uygulamasına son verilecektir.

Örnek 5: 2020/Ocak ayından itibaren bu teşvikten yararlanan E işyerinde 2021/Eylül ayında bir iş kazası meydana gelmiştir. İş kazası geçiren sigortalının sürekli iş göremezlik kararı Kurumca 1/9/2023 tarihinde verilmiştir. Kalan teşvik uygulamasına 2023/Ekim ayı itibarıyla son verilecektir.

Örnek 6: M işyerinde görevli olan iş güvenliği uzmanının 11/3/2019 tarihinde doğum iznine ayrılması sebebiyle sözleşmesi askıya alınmıştır. 30 günlük yasal süre içerisinde işyerinde İSG-KATİP sistemi üzerinden iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi gerçekleştirilmemiştir. Yasal sürenin sona erdiği tarih olan 10/4/2019 tarihi itibarıyla yeniden iş güvenliği uzmanı görevlendirmesi yapılmaması durumunda teşvik uygulamasına 2019/Nisan ayından başlamak üzere son verilir.

Örnek 7: N işyerinde görevli olan işyeri hekiminin 30/5/2020 tarihinde İSG-KATİP sözleşmesi feshedilmiştir. Yasal sürenin sonu olan 29/6/2020 tarihine kadar yeniden işyeri hekimi görevlendirmesi yapılmaması durumunda teşvik uygulamasına 2020/Haziran ayı itibarıyla son verilir.

Örnek 8: P işyerinde görevli olan iş güvenliği uzmanı 18/9/2020 tarihinde vefat etmiştir. İşyeri, 2/10/2020tarihinde başka bir iş güvenliği uzmanı ile sözleşme imzalayarak yasal süre içinde yeniden görevlendirme yapmıştır. Bu durumda teşvik uygulamasına kesintisiz devam edilir.

 (2) Teşvikten haksız olarak yararlanma durumunun olması halinde işverenlerin eksik ödedikleri işsizlik sigortası işveren hissesi primleri 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.

(3) İşsizlik sigortası primi işveren payı teşvikinden yararlanma süresinde işyerinin kapanması halinde, işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamından çıktığı tarihten itibaren teşvik uygulamasına son verilir. Bu işyeri herhangi bir hak iddiasında bulunamaz.

(4) Teşvikten yararlandıktan sonra, teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana gelmesi hariç bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen diğer şartların sağlanmadığının tespit edilmesi halinde, eksik ödenen işsizlik sigortası işveren hissesi primleri işverenlerden tahsil edilmeyecektir.

(5) Teşvikten yararlandıktan sonra, teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen diğer şartlar hariç ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazasının meydana geldiğinin tespit edilmesi halinde, teşvikten yersiz yararlanılmış sayılacağından,  teşvikten yararlanılan tüm aylara ilişkin ödenen işsizlik sigortası işveren hissesi primleri 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte işverenden tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.

 (6) Teşvikten yararlanmaya esas şartların arandığı üç yıllık sürede veya teşvikten yararlanılan üç yıllık sürede, bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen şartlardan herhangi birinin sağlanmaması nedeniyle bu teşvikten yararlanamayan veya teşvik uygulamasına son verilen işverenlerce, teşvikten yararlanamadığı sürelere ilişkin bu Tebliğin 4 üncü maddesinde belirtilen tüm şartların sonradan sağlanması ve işverence talepte bulunulması halinde geriye yönelik bu teşvikten yararlanılamaz.

(7) Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu işyerlerinde alt işverenin asıl işverene bağlı işyerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlik ile sonuçlanan iş kazası yaşanması halinde alt işverenin ve asıl işverenin teşvik uygulamasına son verilir. Asıl işverenin işyerinde ölümlü veya sürekli iş göremezlik ile sonuçlanan iş kazası yaşanması halinde alt işverenin teşvik uygulamasına son verilmez.

Teşvikten yasaklama

MADDE 11 – (1) Teşvikten yararlanan işverenlerden, ölümlü veya sürekli iş göremezlikle sonuçlanan iş kazalarını bildirmeyenlerin veya geç bildirenlerin kapsama giren tüm işyerleri için iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren eksik ödedikleri işsizlik sigortası işveren hissesi primleri, 5510 sayılı Kanunun 89 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. Tahsil edilen prim ve gecikme cezası ile gecikme zammı Kurum tarafından işsizlik sigortası fonuna aktarılır.  Bu işverenler, teşvikten iş kazasının tespit edildiği tarihi takip eden aydan itibaren beş yıl süre ile yasaklanırlar.

(2) Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin;

a) Şahıs şirketi olması halinde, şirket ortaklarının tamamı hakkında,

b) Sermaye şirketi olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında,

yasaklama kararı verilir.

(3) Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları halinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir.

(4) Bu madde kapsamında yasaklama kararı verilen işverenler beş yıl süreyle teşvikten yararlanamaz, yasaklı olduğu sürece teşvik başvurusu yapamaz, başvuru yapanların başvuruları dikkate alınmaz.

(5) Bu madde kapsamında yasaklama kararı verilen işverenler, beş yıl dolduktan sonra takip eden üç yıl için 4 üncü maddedeki şartları sağlamaları ve talep etmeleri halinde teşvikten tekrar yararlanabilir.

Örnek 1: Teşvikten 2020/Mayıs-2025/Nisan ayları itibarıyla yasaklanmış A işyeri, 2026/Ocak ila 2028/Aralık ayları arasında teşvikten yararlanmaya esas şartları sağlaması ve işverenin başvuruda bulunması halinde 2029/Ocak itibarıyla teşvikten tekrar yararlanabilecektir.

(6) Asıl işveren alt işveren ilişkisinin kurulduğu işyerlerinde bu madde kapsamında alt işverene verilen yasaklama kararı asıl işverene de uygulanır. Asıl işveren için verilen yasaklama kararı alt işverene uygulanmaz.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

Tereddütlerin giderilmesi

MADDE 12 – (1) Bu Tebliğin uygulamasına ilişkin olarak ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkilidir.

İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin yükümlülük

GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde yer alan teşvikten yararlanmaya esas şartların sağlanması gereken üç yıllık süre boyunca; işyerinin, İSG-KATİP’e kayıtlı onaylanmış ve devam eden iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin verilmesine ilişkin, iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ya da İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliğine göre Bakanlıkça yetkilendirilmiş kurum ve kuruluşlar ile yapılmış bir sözleşmesinin bulunması şartı, bu Tebliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra aranır. Bu Tebliğin yayımından önceki tarihler için bu şart aranmaz.

(2) Kamu kurum ve kuruluşlarında bu Tebliğin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilen yükümlülük, 6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan yürürlük tarihine kadar aranmaz.

Yürürlük

MADDE 13 – (1) Bu Tebliğin 9 uncu maddesi 1/1/2019 tarihinde, diğer maddeleri ise yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı yürütür.

İSG profesyonellerinin alması gereken 10 eğitim

1- DİKSİYON, BEDEN DİLİ VE ETKİLİ İLETİŞİM

Genel olarak Mühendislik, Mimarlık, İş Sağlığı ve Güvenliği bölümlerinde öğretilmeyen ancak bir isg profesyonelinin çalışma hayatı dahilinde çalışan ve işveren ile sürekli sıcak iletişim halinde bulunduğu gerçeğini unutmamak gerekir.

Sosyal iletişimin her iş alanında olduğu gibi, isg alanında da önemli bir rolü bulunmaktadır, sıkı ve etkili bağlar kurabilmesi için gereken en teknik becerilerin başında Diksiyon, Beden Dili ve Etkili iletişim eğitimlerini en kısa zamanda almanızı öneririz.

Diksiyon ile kullandığınız kelimelerin daha etkili vurgulanmasını sağlarken güzel bir konuşmayla karşı tarafı etkilersiniz. Beden dili ile kelimelerden daha etkili olan hareketleriniz ile karşı tarafı yönlendirir ve yönetici pozisyonda olursunuz. Bu eğitimlerle zaten büyük birçoğunu hallettiğiniz etkili iletişim eğitimiyle de aktarmak istediğiniz her şeyi kısa ve net bir şekilde ifade edebilirsiniz.

2- SUNUM YÖNETİMİ

İSG Profesyonellerinin çalışma yaşamlarının önemli bir kısmı insanlara bir şeyleri sunmakla geçmektedir. Çalışana, İşverene, Kurula derken her adım bir sunum olarak gözüküyor, Dolayısıyla öğreneceğimiz sunum yönetimiyle, bilgiyi ve amacı en hızlı ve doğru içimde, ince noktalarla kitlelere nasıl daha verimli aktaracağımızı öğrenebiliriz.

3- STRES YÖNETİMİ

İnsan hayatını konu alan  isg uygulamalarına, iş olarak bakıldığında son derece stresli olduğunun farkındayız. Stres yönetimi ile baskı altında olsak bile doğru ve stratejik kararlar ile sakin kalmamızı sağlayacak bilgileri bu eğitim ile edinebiliriz.

4- ZAMAN YÖNETİMİ

Geri döndürülemeyen nadir durumlardan bir tanesi de ZAMAN’dır. Saha Denetimi, Uygulama, Eğitim gibi birçok alanı kapsayan İş Sağlığı ve Güvenliği sektörü için bir dakikasını bile tutamadığımız, geri ya da ileri alamadığımız hayatta herkesin elbette ki zamana çok ihtiyacı vardır. Bir günü 86400 saniyeden fazla yapamadığımız üzere; var olanı en optimum biçimde kullanmayı öğrenirsek; daha çok işi sistemli bir şekilde yaparak hem iş hayatımızı hem de özel yaşantımızı şekillendirebiliriz. İş bu incelikleri Zaman Yönetimi eğitimin de öğrenebiliriz.

5- BEDEN DİLİ

Beden Dilimiz çok şey ifade etmektedir hatta bir işin/olgunun sonucunu değiştirecek güce sahiptir. İSG Uygulamaları sürecinde işveren, işveren vekili, yönetici, ara yönetici, çalışan ve işletmenin tüm kademeleri ile doğrudan iletişim gerçekleştiği için beden dilini doğru kullanan bir isg profesyoneli bazı sorunları oluşmadan ortadan kaldırabilir.

6- KRİZ YÖNETİMİ

Sektörün yapısı ve mevzuatın esnekliği tarafından bakınca iş ortamında ki krizler kaçınılmaz hale gelebiliyor. Her kademe ile etkileşimde bulunan İSG gibi birimlerin mensupları krizi doğru yöneterek, hem prosedürleri uygulamakta hem de krizi fırsata çevirme aşamalarında kendi işlerini kolaylaştırabilmektedir.

7- ETKİLİ BİLGİSAYAR BECERİLERİ

Gelişen teknolojiyle ve bağlı bulunduğumuz bakanlık birimlerinin teknolojik geliştirmelere hız vermesi münasebeti ve zamandan kazanım sebebiyle bir çok işimizi elektronik ortama dökmüş durumdayız. İBYS Yazılımı gibi kullanımı zorunlu altyapılar ile birlikte Ofis Programları (Word, Excel, PowerPoint vb.), Google Drive, Evernote gibi yazılım ve uygulamaları da hem bilgisayar hem de mobil tabanlı olarak aktif kullanmak durumundayız. Özellikle ofis programlarında ne kadar marifetli olursak zaman ve motivasyonumuz o derece de verimli hale gelecektir.

8- TÜRKÇE DİL BİLGİSİ VE MESLEK DİLİ

Yabancı dilin yanında sahip olduğumuz ana dilimizi en iyi şekilde bilmek ve kullanmak durumundayız. En temelinde mevzuat metinlerini doğru, hızlı ve anlaşılır şekilde okuyabilmek ve bunları muhataplarına en doğru ve hızlı biçimde iletmek ile sorumluyuz, aksi durumlar isg profesyoneli için uygun olmayacaktır. Doğru bir Türkçe dilbilgisi ile aktarmak istediklerimizi kısa, anlamlı ve doğru cümlelerle, net bir şekilde ortaya koyabiliriz.Bunun için çokça kitap okumak da bu maddenin alt başlığı olabilir.

9- YABANCI DİL

Yabancı Dil, günümüz şartlarında olmazsa olmaz haline gelmiştir. Mesleği gelişimi sağlamak için İngilizce gibi bir dili bilmemek olmaz zira ülkemizde henüz isg alanında yeterli kaynak bulunmamaktadır. Buna ilaveten kişisel gelişimin de önemli tetikleyicilerinden olan YABANCI DİL ÖĞRENİMİ hususunda İSG İŞ BUL Kariyer AKADEMİ olarak sektörel bir kolaylık hazırlığındayız.

10- EĞİTİCİ’NİN EĞİTİMİ

“Eğitimcilerin Eğitimi” genel olarak bir zorunluluk olduğunda alınmaktadır ancak iş sağlığı ve güvenliği alanında çalışanların doğrudan eğitimci olmaması münasebeti ile etkili bir eğitimin nasıl gerçekleştirilebileceğinin anatomisi üzerine bilgi edinmeleri iş uygulama süreci için doğrudan etkili olmaktadır.